Matematik haberleri


Matematik kabusunu bitirecek

Matematik kabusunu bitirecek

Bilkent Üniversitesi Teknoparkı'nda görevli Türk mühendisler, özellikle sayısal derslerin rahat öğrenimi için kişilerin kapasitesine uygun rota belirleyen yazılım teknolojisi geliştirdi.

Güncelleme:10 Kasım 2010 13:54

ABD'de benzeri 500 bin kullanıcıya ulaşan bilgisayar yazılımı sayesinde öğrenciler, görsel, işitsel içerikli pek çok alternatiften kendi öğrenme profillerine uygun olanı seçerek ders çalışabiliyor.

TÜBİTAK destekli geliştirilen teknoloji, öğrencinin konuyu anlayıp anlamadığını matematiksel hesaplarla ölçüyor ve anlayana kadar ileri bilgiler sunuyor.

Bilkent Cyberpark'da faaliyet gösteren ve tamamı Türk mühendislerden oluşan Arages Bilişim Şirketi Genel Müdürü Can Gürses, yaptığı açıklamada, TÜBİTAK desteğiyle yürüttükleri akıllı öğretim sistemi projesi olan Bilgi Uzayına Adapte Edilebilir Kişisel E-Öğrenme Yolu (Bilirkişi) adlı bilgisayar yazılımı uygulamasını başarıyla tamamladıklarını bildirdi.

Gürses, “Bilirkişi”nin Türkiye'de ilk kez literatürde “Knowledge Space Theory” olarak geçen matematiksel-bilişsel bir teorinin eğitim alanına uygulanmasına yönelik web tabanlı bir bilgisayar programı olduğunu belirtti.

E-öğrenmenin, günümüzde sadece eğitim sektörünün değil, iş hayatının da vazgeçilmez bir parçası olmaya aday olduğunu vurgulayan Gürses, e-öğrenme alanındaki gelişmelerin ve çözümlerin başarıyı hedefleyen her kurum ve birey için bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

“KONUNUN TAMAMI ÖĞRENİLİYOR”

Geliştirdikleri yazılımın bir konunun öğrenilmesinin matematiksel modellenmesini sağladığını ve konuyu öğrenmek isteyen herkese en uygun öğrenme yolunu belirlediğini ifade eden Gürses, teknolojiye ilişkin şu bilgileri verdi: “Yazılım, öncelikle matematik, tıp gibi sayısal ağırlıklı derslerin ya da satranç gibi oyunların öğrenme uzayını ortaya çıkartan bir altyapı sunuyor. Yani bir konuda hiçbir şey bilmeme durumundan her şeyi bilme durumuna kadar, olası tüm bilgi düzeyleri ve bu bilgi düzeylerini birbirine bağlayan öğrenme yollarının bütününü kapsıyor.

Program, kişileri konunun bilgi uzayının ortaya çıkartılmasının sonrasında, kendilerine en uygun öğrenme yolundan ilerletiyor ve konunun tamamını öğretiyor.

Program, bir konuyu kullanıcılara soru-cevap yöntemiyle ve kullanıcılardan elde ettiği veriler sayesinde herhangi bir konunun zorluk derecesi, optimum öğrenme zamanı gibi oldukça önemli verileri ortaya çıkarıyor. Teknoloji, öğrencinin konuyu anlayıp anlamadığını da matematiksel hesaplarla ölçüyor ve anlayana kadar ileri bilgiler sunuyor. Sonrasında da konunun öğrenilip öğrenilmediğini test ediyor.”

Gürses, programlarının ayrıca, bir konuyu öğrenen kullanıcılar arasında belirli tip öğrenme stiline sahip olanları ortaya koyduğunu, başarıya veya başarısızlığa götüren yolları tespit de ettiğini belirterek, “Sistemimiz bu yönüyle oldukça önemli ve eğitim-öğretim sistemini temelden etkileyebilecek veriler sunuyor” dedi.

“İÇERİK SİSTEMİNDEN FARKLI”

Türkiye'de e-öğrenme denilince akıllara içerik üretiminin geldiğine işaret eden Gürses, bu yazılımlarda kullanıcıların nasıl ilerleyebileceğini, kendi özelliklerine göre nasıl bir yol izleyecekleri gibi bir altyapının bulunmadığını söyledi.

Gürses, Türkiye'de mevcut e-öğrenme ürünleri arasında oldukça farklı bir yere sahip olan “Bilirkişi” yazılımının matematik, yabancı dil, fen bilimleri, tıp eğitimi gibi farklı alanlara uygulanabildiğini, aynı zamanda hizmet içi eğitim, sertifika programları, ALES, KPSS, ÖSS gibi sınavlara hazırlık aracı olarak da kullanılabileceğini kaydetti.

“ABD'DE 500 BİN KİŞİ KULLANIYOR”

Uygulamanın matematiksel modelinin 1980'lerde Fransız ve Belçikalı matematikçiler tarafından ortaya konulduğunu, modelin ilk uygulamasının ise ABD'de 1990'lı yıllarda yapıldığını aktaran Gürses, bu ülkedeki kullanıcı sayısının da 500 bine ulaştığını bildirdi.

Gürses, yazılımın ileriki hedeflerini ise, “Öğrencilerin öğrenme stil ve tercihlerini belirliyoruz. Belirli tipteki öğrenme stratejisine sahip insanların, belirli öğrenme yolları , kişileri başarısızlığa ulaştıran sebepler neler? Bu gibi verileri çalışmamızın ileriki aşamasında istatistiksel olarak da göstereceğiz” sözleriyle anlattı.

AA

350 yıllık problemi 16 yaşında çözdü

350 yıllık problemi 16 yaşında çözdü

Tarihin en büyük bilim insanı ve matematikçilerinden biri kabul edilen Sir Isaac Newton tarafından 350 yıl önce yazılan bir problem, Almanya’da yaşayan 16 yaşındaki bir öğrenci tarafından çözüldü.

Güncelleme:30 Mayıs 2012 11:56

Dresden kentinden yaşayan Hint asıllı Shouryya Ray, iki temel parçacık dinamiği teorisini çözmesinin ardından bilim dünyası tarafından “dahi” olarak kabul ediliyor. Fizikçiler, Newton’dan kalan bu problemleri geçmişte bilgisayarların yardımyla çözebilmişti.

Ray’in sunduğu çözüm, bilim insanlarına fırlatılan bir topun havada izlediği yolu hesaplamalarında yardımcı olacak. Aynı zamanda, topun duvara nasıl çarpacağı ve duvardan nasıl sekeceği hesaplamalarında da bilim insanlarına kolaylık sağlayacak.

“Kendime ‘neden olmasın ki’ diye sordum” diyen Ray, “Bir çözüm bulabileceğime inanmıyordum” dedi.Die Welt gazetesinin haberine göre, Ray, Newton’un problemini çözmeyi Dresden Üniversitesi’ne düzenledikleri okul gezisinde kafaya koydu. Ray, ‘çözülemeyen’ probleme göz attığında, modern metodların problemi çözmek için yeterli olmayacağını anladı.

DOĞUŞTAN MATEMATİK AŞIĞI

Die Welt, 16 yaşında çok büyük bir başarıya imza atan gencin, küçüklüğünden beri matematiğe büyük bir ilgi duyduğunu belirtti. Ray’in Freiburg Teknik Üniversitesi’nde araştırma asistanı olarak görev yapan babası Subhashis Ray, oğlunun matematiğe ilgi duymasında önemli bir rol oynadı. Henüz altı yaşında babasından kalkülüs eğitimi almaya başlayan Ray, aynı yaşta denklemleri çözme başarısı gösteriyordu.

Ray, Saksonya eyaletinde kısa süre önce düzenlenen gençlik bilim yarışmasında da matematik ve bilişim teknolojileri alanında ikincilik kazandı.

Hindistan’ın Kalkutta kentinde doğan Ray, Almanya’ya dört yıl önce yerleşti. Kısa sürede Almanca’yı akıcı şekilde konuşmaya başlayan Ray, zekasıyla öğretmenlerinin kısa sürede dikkatini çekmeyi başardı. İki sınıfı otomatik olarak atlayan Ray, böylece üniversite sınavlarına daha erken girecek.

Anlamak tutkunu bir matematikçi', Cahit Arf Radikal 2006
   

AA - ANKARA - Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Arf Teoremi'nin babası, 'Türk Einstein' olarak adlandırılan matematikçi Cahit Arf'ın hayatı, çalışmaları ve fotoğraflarının yer aldığı bir kitap hazırladı. Kitapta 'Anlamak tutkunu bir matematikçi' olarak betimlenen Arf'ın, 1910'da Selanik'te başlayan ve 26 Aralık 1997'ye kadar süren yaşamı çerçevesinde gençlik günleri, akademik yazışmaları ve anıları yer alıyor. 

Çocukluğu Ankara, Adana ve İzmir'de geçen Arf'ı, genç Türkiye Cumhuriyeti, Fransa'nın en gözde okullarından Ecole Normale Superior'a yükseköğrenim eğitimi için burslu gönderdi. Arf'ın matematik dehası bu okulda ortaya çıkmaya başladı. Ardından Galatasaray Lisesi'nde matematik öğretmeni, 1933'ten itibaren İstanbul Üniversitesi'nde doçent adayı ve ODTÜ'de öğretim üyesi olarak görev yapan Arf, 26 Aralık 1997'de vefat etti.

15.01.2006

Kaynak: Radikal  

Bu Problemleri çözen zengin olacak Akşam 2000    

ABD'deki Clay Mathematics Institute (CMI) adlı kuruluş, 20. yüzyıla ait çözülememiş dev problemler olarak nitelediği 7 matematik probleminin her birinin çözümüne bir milyon dolar (yaklaşık 621 milyar TL) ödül koydu. 7 problemi de çözen şanslı zeki tam 4 trilyon 347 milyar liranın sahibi olacak. Ödül haberi, 500 matematikçi ve fizikçinin Paris'te bir araya geldiği College de France'ta, 'Binyılın Buluşması'nda açıklandı. Çözümüne 1 milyon dolar verilecek problemlerin başında, asal sayıların neden sadece 1'e ve kendisine bölündüğüne ilişkin Riemann Hipotezi geliyor. Riemann Hipotezi'nin çözümü, uygulamada, daha güvenli internet hizmetlerine yarayabilecek. 

'Matematiğin Everest Dağı' olarak adlandırılan 7 problem çözümlenemeseler bile 'çok önemli yan etkiler' yapacaklar. Problemlerin çözümü için zaman sınırlaması bulunmuyor. Yarışmayı düzenleyen CMI kuruluşunun kuralına göre, çözümler, uluslararası saygınlığı olan bir matematik dergisinde yayımlandıktan sonra iki yıl beklenmesini ve dünya matematik uzmanlarının çözümü kabul etmeleriyle son değerlendirmeyi CMI kuruluşunun yapması öngürülüyor.

Çözümlenmesi istenen problemler şöyle sıralanıyor:

1) Riemann Varsayımı 2) Poincare Önermesi 3) Hodge Önermesi 4) Birch ile Swinnerton-Dyer Önermesi 5) Navier-Stokes Denklemleri 6) Yang-Mills Kuramı 7) P, NP'ye Karşı Problemi

26 Mayıs 2000

Kaynak: Akşam  

Bebekler matematik dehası! Akşam 2006    

ABD'de yapılan bir araştırmada bebeklerin konuşmadan önce matematik öğrendiği ortaya çıktı. 

Duke Üniversitesi'nin yaptığı deneylerde, bebeklerin sayıları birbirinden ayırarak soyut matematik zekalarını kullandıkları kanıtlandı. Bilim adamları, bu mekanizmanın daha iyi anlaşılması durumunda matematik eğitimine çok daha küçük yaşlarda başlanabileceğini açıkladı.

15.02.2006

Kaynak: Akşam  






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:

Gülümseyerek bakın HAYATA...
 
Önce siz gülümseyin diğerlerininde gülümsediğini göreceksiniz...
Günün Fırsatı
Reklam
 
Haberler
 
Tarihte bugün
 
 
toplam 22043 ziyaretçiburdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=